Bir adam bilirim;
Ağlıyordu.
Ve dingin maviliklerinde bir rüzgar,
Fırtınalar yaratıyordu.
Bir adam bilirim;
Aşıktı, düpedüz aşık.
Farkında değildi hem,
Bir sevi masalının,
Esrik kahramanı olduğunun…
Bir de kadın bilirim;
Yoktur acıması.
Ve kavruk, ölüm kokan çöllerinde,
Bir vahaya ulaşmaktı, amacı.
Bir kadın bilirim;
Aptaldı, oldukça aptal.
Farkında değildi, yanıbaşında olduğumun…
Ah sevdiğim kaktüs!
Bir kendimi biliyorum; mecnun misali,
Bir de düşlediğim seni.
Beşiktaşta karşılarız, oysa
Yolları değiştirmişizdir.
Daha önce geçmediğimiz, gülüşmediğimiz hiç
Sokaklar olur buralar.
Sen bana elini uzatırsın,
Martılar karşıyakadan havalanır
Sonra sarılırız,
Sokak tenhalaşır.
İçim içime sığmaz, sorma
Karşıma çıkardığında seni zaman.
Yüreğim bir at gibi hızlanır.
Dörtnala çarpar kafesinde.
Çatlarmış boşver!
Bir vapur ayrılığı alıp adalara gider.
Ellerim bırakmak istemez ellerini,
Gözlerim yeşil ormanlarda.
Bir uçurtma uçururum hasat zamanı,
Senin Eylül bozkırlarında dolanır.
Düşlerim bir güvercininin ardına takılır.
Beşiktaşta ayrılırız,
Eski yollara yenilerini katarken,
Daha önce geçmediğimiz, gülüşmediğimiz hiç
Yeni sokaklar ararız…
O2.04.2000
Döndükçe dünya,
Durdukça zorbalığı sömürenlerin;
Bu yağmur hiç dinmeyecek!
Dağlardan bir albatros,
Tetikte bekliyor,
Süzülecek denizlere
Ve yoldaşları gibidir martılar;
Birbir düşecek yerlere.
Kıyı halklarının türküleri,
Kardeşce söylenecek;
Hep birlikte.
Dağ arslanları kükreyecek,
Soluklarının bittiği sanılan;
Satılmış günlerde.
Döndükçe dünya,
Durdukça zorbalığı sömürenlerin;
Bu çocuklar beklenecek bugünlerde…
Aralık – 1998
Posted by: admin Tags: sevgi
Ağır günlerin altında kalıyoruz.
Puslu havanın soluğumuzu kestiğini
Ve bir sanatçı fırçasından çıkmamış göğün,
Üzerimize yıkıldığını,
Şimdi şimdi söylüyoruz;
Şarkılarımızı nasıl söylediysek.
Oysa, çocukluk, oysa mutluluk,
Ne kadar yakındır?
Bir elmaya uzanmacasına,
Bir elma ağacının dallarından sarkmacasına.
Ağır günlerin altında adam oluyoruz.
Yağmurlu ve kirli.
Düşlerimizden yaratılmamış bir dünya bu!
Sellerinde; küçük, kağıtdan yapılmış gemilerimizle,
Birbirimize sevgi taşıyoruz.
Zaman nasılsa aleyhimizde,
Tam denize atlayacağız derken,
Ağır günlerin altında kayboluyoruz…
Ekim – 1998