Archive for the ‘A. Hicri İZGÖREN’ Category

11
Oct

ZEYL

   Posted by: admin

Soluğu rüzgârlardan derlendi
Yollar o çingeneden bulaştı bana
Tek gerçek düşlerimdi belki de
Bir masaldan aldım rengimi

Tutku yaşından büyük gösteriyorsa
Sağır ve dilsiz geceler sorumludur
Gözlerin
Ve şer iklimi

11
Oct

Hadi

   Posted by: admin

BİR GECENİN SONUNDA SİGARAMLA BİTİRİYORUM SENİ
GİDİŞİNE ÜZÜLMEYECEĞİMİ İNANDIRDIM BENLİĞİME
SATIRLAR ANLAMSIZLAŞIYOR GİDİŞİNLE
SEVMEK KELİMESİNİN KUTSALIĞINI KAYBETTİĞİ
BİR ZAMAN BİRİMİ UÇSUZ EVRELERLE KARIŞIK
SİNSİ KARANLIĞIN ARDINDA SAKLI DURAN AYDINLIĞA
KARŞI BİR USLUP SERGİLİYOR BENLİĞİM VE BİRAZDA ASABİ,,,
İŞTE SENSİZ KIŞ MEVSİMİDE GELDİ GEÇİYOR BAŞARIYORUM BELLİKİ;;
SENSİZ VAR OLMAYI AYAKTA DURABİLMEYİ….
ŞEHİR KABUSLARLA DOLU BİR UYKU SOKAKLAR PERİŞAN,,
SOKAK LAMBALARIN KİN SAÇIYORLAR İSMİNİN HER BİR HARFİNE.
BİLEMEZDİ SAHTE GÜLÜŞÜNÜN ARKASIDA ZİFİRİ BİR SURAT BELİRDİĞİNİ,
HADİ GELME ARTIK BU ŞEHRİN MASUM SOKAKLARINA
KUŞKULARIM ÇIKARSIZ DEĞİL BELLİKİ
NASIL SEVRDİ BU GÖNÜL KARŞILIKSIZ GÖZLERİNİ
NASIL SAHİPLEBİLİRDİ BU KADAR KOLAY BİR YABACI TENİ…
UMURSAMA SEN BU SEVDAYI UNUT HER BİR SANİYEYİ
BEN LANET EDİYORUM HER SANİYE GÖZLERİNE TUTULDUĞUM O GECEYE
VE İNAN İSMİNİN HER BİR HARFİNE ……….!
BERDUŞ

11
Oct

HÜSRAN SOKAĞI

   Posted by: admin Tags:

Sonunda ketum bir tarihe göçebe oldum
Adressiz kaldım bu yüzden bir rüzgâr gibi
Takıldım hiç büyümemiş bir çocuğun ardına
Vizem yok kimliğim sahte yollar mayın döşeli

Bir ömürde kaç sokak izi kalır geriye
Saçlarımın ıslaklığından anlıyorum
Orda bir çocukluğun yağmuruna varılır
Yarpuz kokusu uğurlar sizi görmezsiniz
Her sokak aslında bir patikadır

Yüzümde bir yama gibi duruyor zaman
Bütün aşkların kan grubu aynı olsa da
Ayrıdır çıkmazları son sözleri farklı
Gözlerinin rengine uymaz intiharları

Zaten hep gönüllüydü yanlışı yazgısına bulaştı
Küçük sevinçlerin büyük kederlerin sahibi
Güneşsiz bir gölge kansız bir yara oldu
Hüsran sokağında bir aşk daha vurdu kendini

11
Oct

KILIÇ ARTIĞI POE-TİK-LER

   Posted by: admin Tags: ,

I

Masallarımız aynı düşlerimiz bir
Aynı ateşin yaktığı ağıtlardan geliyoruz
Kentin en uzak köşeleri
Hüznün ele verecek seni
Öyle mahzun bakma çocuk
“Devletin ve milletin bekası” zedelenir

Orda aşka yardım ve yataklıktan
Sabıkalıdır şiir

II

Acı ata yadigârıdır
Bin yıllık bir tarihi var
Beni bana kırdırır
Kehribar bir tespih gibi
Çek çek bitmez
Kimi zaman yaşayıp yaşamamak
Birbirine eşittir

Orda zembereksiz bir saat
Kırık bir keman gibidir şiir

III

Hüznü bir bohça gibi vurup sırtına
Söyle hangi acısıydın viran evlerin
Kanlı bir mendil kaldı geride
Serin bir su yavru bir kuş gibiydi
Meçhulümüzdür nasıl bir ölüme gelin gittiği

O mendilin kokusunda
Kanın dördüncü halidir şiir

IV

Maskeler atılmış roller ve replikler
Derin bir uykuya dalmıştır
Bir şarkıda ağlarken
Bir çiçeği sularken
Onlarla konuşur görürsem seni

Demektir
Şiir yeni çığlıklara hazırlıyor kendini

V

Hepsi de yaralı bir cerenin resmidir
Açılırsa bir sayfası unutulmuş defterin
Orda herkes kendi payına düşen
Bir yangınla karşılaşacak
Ve görülecek
Kaç kadın ezilmiş ayak altında
O canavar evlerin

De ki
O defterin dipnotlarıdır düşünde düş görür şiir

VI

Piyasa şartları nedir
İstatistik yasaları ne söyler bilmem ama
Bir avuntu bulunur her zaman
Peşin fiyatına taksitle
Biraz etik estetik
Biraz kolesterol biraz turnusol
Vazife ulufe biraz felsefe
Bunca havar hiç rayting yapmıyor demek
Vatanperver bir münevver olarak
Sizin bu konuda bakışınız kaç amper

Belki de
Turnusolün sudaki rengidir şiir

VII

Daha yirmi dört saat
Hayati tehlikesi var diyor doktor
Durmadan morfin yapıyorlar
Kurtulsa da izi kalırmış
Yüreğini ezmiş aklının paletleri

Bir saatin tik-taklarıdır orda
Beşinci mevsimin adıdır şiir

VIII

Biz mi taşırız aşkları
Aşklar mı bizi
Şimdi hangi kentte
Yağdığını unuttuğum bir yağmur
Ertelenmiş bir aşkın saçlarını yıkıyor

O günden beri
Öznesi yaralıdır şiirin

IX

Orda yıldızlar daha parlaktır
Aynalar daha ayna
Yaşamaya başladığın an
Biraz daha koyulaşır ağaçların yeşili

Orası
Şiirin kendini göndere çektiği yerdir

X

Sensiz paslı bir çivi gibi duruyorum
Bir duvarın yüzünde
Ateşe ve rüzgâra dair bir dize kuşan
Bu geceyi teslim al
Bir selam uçur bana
Hâlâ bir sabah serinliği ise adresim

İnsana dair her çığlık
De ki şiirdir biraz

11
Oct

KOD ADI AŞK

   Posted by: admin Tags: ,

Bir istisnayım artık kuralı bozuyorum

Mışlı geçmiş bir şark çıbanıyım
Şimdi yaşamın yüzünde sızlıyor izim

Gündemde ilave tedbirler var, infaz bildirileri
Ecelimi bir hamaylı gibi boynumda taşıyorum
Potansiyel suçluyum, yasa da ceza da benim

Lanetlidir artık gözlerine mil çekmiş
Kurşun damlaları akıtmış kulaklarına
Kösnül kasıklarında yalaz, üstü başı kan
Şimdi isterik bir orospuyu oynuyor zaman

Bütün kapılara ayrılığın suretini astılar
Derme-çatma aşklar onarmaktan bitkinim
Dün erkendi, yarın gecikmiş sayılırım
Bir parça uçurum alıyorum terkime
Kutsuyorum yolları bir iklim bulmak için

Bozdum tüm oyunları şimdi satırbaşıyım
Sıcak uzun yazlardan, kış uykulardan
Sustukça derinleşen büyüyü bozdum
Karlar içinde yorgun bir selam gibi
Vakitsiz ve davetsiz giriyorum gecene
Gözlerinin sıcağına konuk et beni

Sonunda öğrendim konuşmayı, yürümeyi öğrendim
Geçtiğim tüm köprüleri yaktım, dönüş yok
Yollarla artık uğraklarla anlatırım kendimi
İçime akmıyor kanım, yaramı sevdim
Tazeleyin çoban ateşlerini ey ateş ustaları
Kavallarınıza yeni delikler açın
Emzirin sığınaklarımı uyak bulsun koyaklar

Yeni bir sayfa açtım işte ömrümü çiziyorum
Sensiz hiçbir şeyin hükmü yok benim için
Ölüm durmadan tazelese de hünerini
Yeni bir sayfa açtım kanımla yazıyorum artık
Kod adım aşk’tır
Ömrüm bu uzun hecenin ömrüne kayıtlıdır
Çünkü miladı yoktur kod adı aşk olanın
Ateşten gömlek giymiş bir şiirdir ülkesi

11
Oct

ORDA BİR KÖY YOK UZAKTA

   Posted by: admin Tags:

Düşlerimi kanatıyor her gece
Dudaklarında donmuş gülümsemesi
O muhacir evde asılı duruyor hâlâ
Yitirilmiş bir arkadaş sureti

Anılar mı yakın bana acı mıdır en eski
Bir sağnak yıkasa yaralarımı belki
Yumuşayacak gecenin mimikleri ağrılarım dinecek
Ya da korunak olacak karanlığın kendisi

Hava su ve toprak kirlendi artık
Tuz ve ekmeğe karışıyor yüksek gerilim
Yeryüzünün bütün koordinatları
Barınacak bir yer arıyor
Haritadan silindi yüreğimin meskûn yerleri
Her gün kütüklerden aşklar düşüyor hayat
Artık “ölü sayısı…” belirliyor gündemi

11
Oct

Parça Tesirli

   Posted by: admin Tags: ,

Mührü kazıdım dağıttım sihri

Bir dildim sende aksanımı yitirdim

Tarif ve tanım hükümsüz artık

Bende kaydın silindi

Gören yaksın her kimse o anı defterini

Bu hayata bir intihar borcum var biliyorum

Yarım kalmış bir yürüyüş oldum hep

Açıyorum yeniden kapının çengelini

Gören hayra yorsun beni

Çok örseledim demek hayatı yordum

Eski bir meselden esinlenmiştim oysa

Karın güneşe mağdurluğu gibi oldu hep

Bir düşe telefim yine

O malum heceye hep-yek geleyim şimdi

Önce söz vardı şimdi yok

Aylardan yağmur olsun istedim takvim ikindi

Belki doğru okuyamadım silikti ayak izleri

Bir keder uyak istedi benden

Aşktan sızmış bir makama

Heder ettim kendimi

Sabıka kaydım sorulmasın ne olur

Ben hep telaş oldum cinnet yazıldım sana

Hepsi bu işte belki bir körün gözleri gibi

Biz seninle iki mutlak kaderiz artık

Kuş dili bir zamana bütünlemeli

Kim demiş ömür kısa külliyen yalan

Varsın keyfe keder bir darbe olsun

Yeter ki doruktayken vurulsun parça tesirli

Bir rüzgâra gömülsün her aşk şiiri

Bir karşı-devrim gibi

11
Oct

Parya

   Posted by: admin Tags: ,

Bütün masalları tutuştu çocukluğumun

Acıyı bir mayın gibi gömdük toprağa

Şimdi alevlerle yazılıyor güncemiz

Göçüyoruz

Yürek bir yangın yeridir artık

Kalmadı ardımızda su dökenimiz

Korku bir mevtadır artık gecenin kollarında

Bir eylül dolunayına defnolunur

Göçüyoruz

Bir çocuk gibi elinden tut

Yıkılmış ve yakılmış anıların

Bir tutam kuş sesi sür damarlarına

Git kendi rüzgârını bul

Yüreğini yokla bir parça umut kalmıştır belki

Yolların nabzını dinle dağların uğultusunu

Koyaklar yankımızı saklar dönüşümüzü bekler

Kırlangıçlar unutmaz adresimizi

Tarihin tabanları sızlıyor artık

Sararmış o kirli belgelerle yaşıttır gurbet

Yollar çok eskiden tanıyor bizi

Göçebe bir paryayız sanki

Nerede konaklasak kesik bir kol gibiyiz

Kimseler bilmiyor bu susuşlar nereli

Bir kilim deseni anımsatıyor çocuklara

Nüfusa kayıtlı oldukları yeri

Bir çağın son çeyreği yanlış kurmuş denklemi

Patikayla dağları ayrı şeyler sanıyor

Acıyı unutuyor hesaba katmıyor toprağın belleğini

Ey yaraları sağaltan zaman ey kalbim

Tez elden hükümsüz kıl kalıcı olmasın bu şiirim

11
Oct

SUSKUN

   Posted by: admin

Susardın ve kar yağardı

Gözlerinde başlardı gece
Yarım kalmış kitaplarda biterdi.
Alnımızda bilenen kör bir bıçaktı zaman
Kırılmış aynalardı

Susardın, durmadan susardın
Ve kar yağardı

Ocak ağaran saçlarımdı
Şubat hayırsız bir evlattı, kaçaktı
Ve uzaktı yaz bir anaydı
Mart’ın izlerini taşırım bedenimde
Aynı masalın ikizleri gibiydi günler
Nisan saçlarımda ıslanırdı hep

Susardın, durmadan susardın
Ve yağmurlar başlardı

Çok bekletti bizi,
Hiç vaktinde gelmedi mayıs
Haziran Aram’dı ya da öyle biriydi
Temmuz bir düştü belki

Yaraları sarar gibiydi
Ağustos yıldızlarla basardı gecemizi
Bir gül suçüstü yakalanırdı
Eylül bir çocuğun çığlıklarıydı

Susardın, durmadan susardın
Ve rüzgârlar başlardı

Yolunu yitirmiş bir gezgin gibiydi ekim
Sürgünlere uğurlardık kendimizi
Kalan mı bizdik, giden mi
Bilinmezdi
Kasım rüzgârda bir yapraktı
Ve biraz ıtri
Kendi sesiyle irkilirdi
Aralık günlerin son neferi

Soluk bir düş geçse de
Hiçbir mevsim gözlerin kadar
Acımasız kullanmadı neşteri

Susardın ve kar yağardı

11
Oct

UZAK

   Posted by: admin Tags: ,

Herkesin bir yağmuru vardır ve bir rüzgârı
Aşk biraz ıslanmaktır
Al götür beni o uzak yağmurlara

Herkesin bir şiiri vardır ve bir şarkısı
Aşk biraz çoğalmaktır
Al götür beni o uzak şarkılara

Herkesin bir akşamı vardır ve bir masalı
Aşk biraz yorulmaktır
Al götür beni o uzak akşamlara

11
Oct

YORGUN

   Posted by: admin Tags:

Ne zaman dağılsa sesim
Şakağıma dayardın gözlerini

Oysa adınla başlamak istedim bu akşama
İstedim ki bir ayrılıkta bitmesin buruk
Günlerdir bir tek dize düşüremedim
Bu kaçıncı sürgünüm bütün renklerimi götürdün

Kanayan bir öyküdür içimizdeki bozgun
Hergün yeni bir hüznü takıp koluna
Bütün saatleri acıya kuruyor sanki
Şarkıların hüzzam makamındayız
Kanıyoruz göçebe yollarda yılkı atlar
Bir acı kahve hatrını unuttuk
Her köşe başında bir maskara

Tuzun ve şarabın tadı değişti
Nasılsa eskidi yüzün -değişmedi gözlerin-
Alevler yakmıyor artık inceltmiyor buzları
Üstümüzde sağır ve dilsiz bir gökyüzü
Her şey ayrıksı sanki bulutlar paslanacak
İşte solan bozkır akşam ve zaman
Sessizlik -sensizlik daha ne kadar
-Aşksa aşk işte nabzım-
Bütün sağnaklarını yağdır haydi yağdır
İster bir cehennem aç ister bir mayıs getir
Her vurguna hazırım nasılsa her şey pusuda gibi

Bu bungun akşama yazdırarak adını
Dal gibi serin yine gözlerin

11
Oct

BİR ÖMÜR YETMEZ

   Posted by: admin Tags: ,

Bahtı teninden yanık bir serencamdı
Bir ömrün bana giydirdikleri
Kaçamadım şerrinden şamarından feleğin
Daha tüysüz bir çocukken dilim dağlandı
Yasaklarla korumaya alındı bütün düşlerim

Ardımsıra kurallar devriyeler gezerdi
Başım üç numara traş trahomlu gözlerim
Babamın ters-yüz ceketi gibiydi hayat
Acısı bol bir ağıt gibi dururdu bedenimde
Ya da sokaklarıma dar gelirdi.

Parçalanmış bir aynada büyüttüm kendi kendimi
Kurşun eritilirdi başımda okunmuş sular içerdim
Boynumdaki muskaya havaleydi bütün hâllerim

Hem takdir hem tekdirlik bir mektepliydim on beşimde
Yağmurlar ve şarkılar kardeş gibiydi
Şarapla tanıştığım rüzgâra bulaştığım bir takvimdi
Hepsi bir şiirin eskizleriydi belki
Sonraki yaralarıma sargı bezleri

Ten çıra olmamıştı yazgım henüz bakirdi
Giz yüzle tanıştı sonra boynunu sıktı muska
Bir tren yolculuğunda bozdum bekâretini

Sonrası âhir zaman kahır mevsimi
Yenildiğim yıllardı kapılar kilitliydi
Rüzgârsız kaldım dilim paslandı otuzumda
Tezgahlarda boylu boyunca ertelendim yarına
Gözlerinin düsturuyla kırdım gecenin çemberini
Kaç arkadaş daha silindi kütüğünden
Notalara söz oldular şiirlerle kutsandı isimleri

Kırk kere bozmuştum tövbemi kırkıma geldiğimde
Sığınacak bir dergâhım da yoktu üstelik
Biraz daha büyütmüştüm yaramı
Bende gözlerin kaldı o şarkının sözleri
Bu biraz da kendimi seninle tanımlamak gibidir
Orda saklıdır dünyanın bütün hazineleri
Kutlu bir mirastır elbet
Bir ömür yetmez anladım
Yazmak için bütün sen’leri

11
Oct

ÇIĞLIK

   Posted by: admin Tags:

Bana kanlı mühürler kaldı
O tarih tacirinden
Uçurumlar çığlıklar ve ölüm tarifleri

Bildiğim tüm masallardan topladım acıları
Yakama iliştirdim
Yaşamak dedim adına sığınaklar emzirdim
Bütün sözcükleri yüzleştirdim ateşle
Anlatamadım günlerin cehennemini

Ajans haberlerinde kirleniyor insanlık
Bütün sevinçler çarmıhta hızla yaşlanıyor
Çocuklar
Bozguna uğramış aşk düşürmüş bayrağını
Geceler unutmuş sevişmeleri

Tanrılara bulaştırmak için bu cinneti
Deliyorum aşkın ambargosunu
Yeniden yollara vuruyorum kendimi

Teninden soyunsun artık çığlıklar
Şimdiki zaman’a çekiyorum bütün fiilleri
Bakışlarında köprüledim uçurumları
Uyak olup düşüyorum dünyanın gözlerine
Taze bir çığlığım artık bu kontra mevsiminde
Herkesin biraz “faili” olduğu
“Meçhul” bir cinayetim şimdi

Bana katliamlar kaldı
O tarih tacirinden
Ağıtlar sürgünler ve muhbir suretleri

Bütün yenilgilerimi temize çektim
Ölüm boy veriyor artık
Düşlerimle suladığım topraklarımda
Gözlerine ayarladım tüm imgeleri

12
Aug

ZEYL

   Posted by: admin

Soluğu rüzgârlardan derlendi

Yollar o çingeneden bulaştı bana

Tek gerçek düşlerimdi belki de

Bir masaldan aldım rengimi

 

Tutku yaşından büyük gösteriyorsa

Sağır ve dilsiz geceler sorumludur

Gözlerin

Ve şer iklimi

12
Aug

UZAK

   Posted by: admin Tags: ,

Herkesin bir yağmuru vardır ve bir rüzgârı

Aşk biraz ıslanmaktır

Al götür beni o uzak yağmurlara

 

Herkesin bir şiiri vardır ve bir şarkısı

Aşk biraz çoğalmaktır

Al götür beni o uzak şarkılara

 

Herkesin bir akşamı vardır ve bir masalı

Aşk biraz yorulmaktır

Al götür beni o uzak akşamlara

 

12
Aug

SUSKUN

   Posted by: admin

Susardın ve kar yağardı

 

Gözlerinde başlardı gece

Yarım kalmış kitaplarda biterdi.

Alnımızda bilenen kör bir bıçaktı zaman

Kırılmış aynalardı

 

Susardın, durmadan susardın

Ve kar yağardı

 

Ocak ağaran saçlarımdı

Şubat hayırsız bir evlattı, kaçaktı

Ve uzaktı yaz bir anaydı

Mart’ın izlerini taşırım bedenimde

Aynı masalın ikizleri gibiydi günler

Nisan saçlarımda ıslanırdı hep

 

Susardın, durmadan susardın

Ve yağmurlar başlardı

 

Çok bekletti bizi,

Hiç vaktinde gelmedi mayıs

Haziran Aram’dı ya da öyle biriydi

Temmuz bir düştü belki

 

Yaraları sarar gibiydi

Ağustos yıldızlarla basardı gecemizi

Bir gül suçüstü yakalanırdı

Eylül bir çocuğun çığlıklarıydı

 

Susardın, durmadan susardın

Ve rüzgârlar başlardı

 

Yolunu yitirmiş bir gezgin gibiydi ekim

Sürgünlere uğurlardık kendimizi

Kalan mı bizdik, giden mi

Bilinmezdi

Kasım rüzgârda bir yapraktı

Ve biraz ıtri

Kendi sesiyle irkilirdi

Aralık günlerin son neferi

 

Soluk bir düş geçse de

Hiçbir mevsim gözlerin kadar

Acımasız kullanmadı neşteri

 

Susardın ve kar yağardı

12
Aug

ORDA BİR KÖY YOK UZAKTA

   Posted by: admin Tags:

Düşlerimi kanatıyor her gece

Dudaklarında donmuş gülümsemesi

O muhacir evde asılı duruyor hâlâ

Yitirilmiş bir arkadaş sureti

 

Anılar mı yakın bana acı mıdır en eski

Bir sağnak yıkasa yaralarımı belki

Yumuşayacak gecenin mimikleri ağrılarım dinecek

Ya da korunak olacak karanlığın kendisi

 

Hava su ve toprak kirlendi artık

Tuz ve ekmeğe karışıyor yüksek gerilim

Yeryüzünün bütün koordinatları

Barınacak bir yer arıyor

Haritadan silindi yüreğimin meskûn yerleri

Her gün kütüklerden aşklar düşüyor hayat

Artık  “ölü sayısı…” belirliyor gündemi

12
Aug

KOD ADI AŞK

   Posted by: admin Tags: ,

Bir istisnayım artık kuralı bozuyorum

 

Mışlı geçmiş bir şark çıbanıyım

Şimdi yaşamın yüzünde sızlıyor izim

 

Gündemde ilave tedbirler var, infaz bildirileri

Ecelimi bir hamaylı gibi boynumda taşıyorum

Potansiyel suçluyum, yasa da ceza da benim

 

Lanetlidir artık gözlerine mil çekmiş

Kurşun damlaları akıtmış kulaklarına

Kösnül kasıklarında yalaz, üstü başı kan

Şimdi isterik bir orospuyu oynuyor zaman

 

Bütün kapılara ayrılığın suretini astılar

Derme-çatma aşklar onarmaktan bitkinim

Dün erkendi, yarın gecikmiş sayılırım

Bir parça uçurum alıyorum terkime

Kutsuyorum yolları bir iklim bulmak için

 

Bozdum tüm oyunları şimdi satırbaşıyım

Sıcak uzun yazlardan, kış uykulardan

Sustukça derinleşen büyüyü bozdum

Karlar içinde yorgun bir selam gibi

Vakitsiz ve davetsiz giriyorum gecene

Gözlerinin sıcağına konuk et beni

 

Sonunda öğrendim konuşmayı, yürümeyi öğrendim

Geçtiğim tüm köprüleri yaktım, dönüş yok

Yollarla artık uğraklarla anlatırım kendimi

İçime akmıyor kanım, yaramı sevdim

Tazeleyin çoban ateşlerini ey ateş ustaları

Kavallarınıza yeni delikler açın

Emzirin sığınaklarımı uyak bulsun koyaklar

 

Yeni bir sayfa açtım işte ömrümü çiziyorum

Sensiz hiçbir şeyin hükmü yok benim için

Ölüm durmadan tazelese de hünerini

Yeni bir sayfa açtım kanımla yazıyorum artık

Kod adım aşk’tır

Ömrüm bu uzun hecenin ömrüne kayıtlıdır

Çünkü miladı yoktur kod adı aşk olanın

Ateşten gömlek giymiş bir şiirdir ülkesi

12
Aug

KILIÇ ARTIĞI POE-TİK-LER

   Posted by: admin Tags: ,

I

Masallarımız aynı düşlerimiz bir

Aynı ateşin yaktığı ağıtlardan geliyoruz

Kentin en uzak köşeleri

Hüznün ele verecek seni

Öyle mahzun bakma çocuk

“Devletin ve milletin bekası” zedelenir

 

Orda aşka yardım ve yataklıktan

Sabıkalıdır şiir

 

II

Acı ata yadigârıdır

Bin yıllık bir tarihi var

Beni bana kırdırır

Kehribar bir tespih gibi

Çek çek bitmez

Kimi zaman yaşayıp yaşamamak

Birbirine eşittir

 

Orda zembereksiz bir saat

Kırık bir keman gibidir şiir

 

III

Hüznü bir bohça gibi vurup sırtına

Söyle hangi acısıydın viran evlerin

Kanlı bir mendil kaldı geride

Serin bir su yavru bir kuş gibiydi

Meçhulümüzdür nasıl bir ölüme gelin gittiği

 

O mendilin kokusunda

Kanın dördüncü halidir şiir

 

IV

Maskeler atılmış roller ve replikler

Derin bir uykuya dalmıştır

Bir şarkıda ağlarken

Bir çiçeği sularken

Onlarla konuşur görürsem seni

 

Demektir

Şiir yeni çığlıklara hazırlıyor kendini

 

 

V

Hepsi de yaralı bir cerenin resmidir

Açılırsa bir sayfası unutulmuş defterin

Orda herkes kendi payına düşen

Bir yangınla karşılaşacak

Ve görülecek

Kaç kadın ezilmiş ayak altında

O canavar evlerin

 

De ki

O defterin dipnotlarıdır düşünde düş görür şiir

 

VI

Piyasa şartları nedir

İstatistik yasaları ne söyler bilmem ama

Bir avuntu bulunur her zaman

Peşin fiyatına taksitle

Biraz etik estetik

Biraz kolesterol biraz turnusol

Vazife ulufe biraz felsefe

Bunca havar hiç rayting yapmıyor demek

Vatanperver bir münevver olarak

Sizin bu konuda bakışınız kaç amper

 

Belki de

Turnusolün sudaki rengidir şiir

 

VII

Daha yirmi dört saat

Hayati tehlikesi var diyor doktor

Durmadan morfin yapıyorlar

Kurtulsa da izi kalırmış

Yüreğini ezmiş aklının paletleri

 

Bir saatin tik-taklarıdır orda

Beşinci mevsimin adıdır şiir

 

VIII

Biz mi taşırız aşkları

Aşklar mı bizi

Şimdi hangi kentte

Yağdığını unuttuğum bir yağmur

Ertelenmiş bir aşkın saçlarını yıkıyor

 

O günden beri

Öznesi yaralıdır şiirin

 

 

 

IX

Orda yıldızlar daha parlaktır

Aynalar daha ayna

Yaşamaya başladığın an

Biraz daha koyulaşır ağaçların yeşili

 

Orası

Şiirin kendini göndere çektiği yerdir

 

 

X

Sensiz paslı bir çivi gibi duruyorum

Bir duvarın yüzünde

Ateşe ve rüzgâra dair bir dize kuşan

Bu geceyi teslim al

Bir selam uçur bana

Hâlâ bir sabah serinliği ise adresim

 

İnsana dair her çığlık

De ki şiirdir biraz

12
Aug

HÜSRAN SOKAĞI

   Posted by: admin Tags:

Sonunda ketum bir tarihe göçebe oldum

Adressiz kaldım bu yüzden bir rüzgâr gibi

Takıldım hiç büyümemiş bir çocuğun ardına

Vizem yok kimliğim sahte yollar mayın döşeli

 

Bir ömürde kaç sokak izi kalır geriye

Saçlarımın ıslaklığından anlıyorum

Orda bir çocukluğun yağmuruna varılır

Yarpuz kokusu uğurlar sizi görmezsiniz

Her sokak aslında bir patikadır

 

Yüzümde bir yama gibi duruyor zaman

Bütün aşkların kan grubu aynı olsa da

Ayrıdır çıkmazları son sözleri farklı

Gözlerinin rengine uymaz intiharları

 

Zaten hep gönüllüydü yanlışı yazgısına bulaştı

Küçük sevinçlerin büyük kederlerin sahibi

Güneşsiz bir gölge kansız bir yara oldu

Hüsran sokağında bir aşk daha vurdu kendini