Posted by: admin in Uncategorized
Çözemedim zihnimdeki düğümü,
Kısır düşüncemin acizliğinden,
Hayatın sırrını bilmediğimi,
Bildim de utandım cahilliğimden.
Görünce baharın sekeratını,
Farkettim ölümün nasihatını,
Solgun yaprakların tesbihatını,
Duydum da utandım gafilliğimden.
Zamanı kuşatmış görünmez bir el,
Avucunun içinde ebed ve ezel,
Hayatın ahengi şiirden güzel,
Gördüm de utandım şairliğimden.
Posted by: admin in Uncategorized
Yüreğime bir çekirdek bıraktın,
Açıldı gönlümde gül öğretmenim.
Karanlık dünyama bir ışık yaktın,
Aydınlandı birden yol öğretmenim.
Uygarlığın meşalesi elinde,
Kelimeler çiçek açar dilinde,
Sevgi diyarında, nur ikliminde,
Gönlümü okşayan el öğretmenim.
Sensin geleceği aydınlatan nur,
Çok hakkın var helal eyle ne olur,
Bir harf öğretene köle olunur,
Sana olmak gerek kul öğretmenim
Yirmidört Kasımlar bayramdır gerçek,
Bu bayramı candan kutlamak gerek,
Bulamadım sana layık bir çiçek,
Gönlümü getirdim, al öğretmenim.
Bayrağa sevdalı ezelden beri,
Canından kutsaldır yurdun her yeri,
İrfan ordusunun yiğit erleri,
Kimi şehit, kimi dul öğretmenim.
Posted by: admin in Uncategorized
Gönül aynasından maziye baktım,
Aynaların eski yüzü kalmamış.
Bir demet hatıra toplayacaktım,
Hafızamda dünün izi kalmamış.
Bir göz attım arkamdaki yıllara,
Düşe kalka yürüdüğüm yollara,
Şiir yazıp kalp çizdiğim dallara,
Şekiller kaybolmuş, yazı kalmamış.
Çiçekler kurumuş sevgi bağında,
Volkanlar durulmuş gönül dağında,
Keremi kül eden aşk ocağında,
Eski ateşlerin közü kalmamış.
Posted by: admin in Uncategorized
Yüzler soluk olsa da,
Kollar sana açılır.
Yolcusu olmasa da,
Yollar sana açılır.
Çiğdem, menekşe, zambak,
Her türlü çiçek, yaprak,
Kayaları yararak,
Güller sana açılır.
Önünde boyun eğen,
Rahmetini dileyen,
Seherde amin diyen
Eller sana açılır.
İnsan çekse de çile,
Hak ismin gelir dile,
Günahkâr olsa bile,
Kullar sana açılır.
Posted by: admin in Uncategorized
Yolcular muhtelif, yol çatal çatal,
Gurbetin yolunu tutan yollar var.
Orada güvercin, burda kartal,
Yüreğime pençe atan yollar var.
Yolcular geliyor kim bilir nerden,
Kimi bir akşamdani, kimi seherden,
Ufuklar doğru uzanıp giden,
Güneşle birlikte batan yollar var.
Bütün yollar bir mekanda bitiyor,
Ya bir garda, ya limanda bitiyor,
Beklenmedik bir zamanda bitiyor,
Kabir kapısında bitenb yollar var.
Yeşil ovalarda gezinir kimi,
Kimine yataktır bir dağın dibi,
Kimisi uyuşuk bir yılan gibi,
Kıvrılıp bükülüp yatan yollar var.
Geçitlere ölüm korkusu sinmiş,
Yürüdükçe gördüm, yollar çetinmiş,
Yamaçların eteğine tutunmuş,
Zirvelere doğru çıkan yollar var.
Yollar nehir gibi durmadan akar,
Aktıkça gönlümün bendini yıkar,
Kim demiş ki ‘her yol Roma’ya çıkar’
Kâbe’nin yolunu tutan yollar var.
Posted by: admin in Uncategorized
Ruhlar âleminden gelir bir sultan,
Tahta geçmek için sıraya girer,
Saltanat sırası geldiği zaman,
Etten ve kemikten saraya girer.
Zaman akan sudur, yıllar bir oluk,
Ömür çok kısadır, sanki bir soluk,
Deli rüzgâr gibi geçer yolculuk,
Ecel bir dağ gibi araya girer.
Her an bir kaç yolcu eksilir safta,
Her ruh veda eder saraya tahda,
Bir menzil açılır kara toprakta,
Her yolcu mutlaka oraya girer.
Posted by: admin in Uncategorized
Ömür caddesinde ilerledikçe,
Yollar kıvrım kıvrım bükülür gider.
Hayat çarkı ağır ağır döndükçe,
Anılar maziye dökülür gider.
Kervan yol alırken ıssız seherde,
Yolculuk bitecek kim bilir nerde,
Oyun sona erer, kapanır perde,
Aktörler sahneden çekilir gider.
Öyle bir nizam ki, inceden ince,
Zerreler zikreder kendi dilince,
Ruh sultanı kalp tahtından inince,
İnsan denen saray yıkılır gider.
Gölgeler kaybolur güneş batarken,
Kor gibi bulutlar ufku tutarken,
Karlı dağlar son ışığı tutarken,
Takvimden bir yaprak sökülür gider.
Ey insan âcizsin, dayan Allah’a,
Bu fırsat eline geçmez bir daha,
Bu dünyada yüz verirken günaha,
Kabirde peşine takılır gider.
Posted by: admin in Uncategorized
Aklının sesine kulak vermedi,
Daima nefsinin sözünden gitti.
Mü’minlerin meclisine girmedi,
Her zaman şeytanın izinden gitti.
Her sabah el âlem giderken işe,
Koyardı cebine beş altı şişe,
Bulursa ne âlâ bir kuytu köşe,
Midesi şarabın közünden gitti.
Nihayet göç etti çok genç yaşında,
Boş şişeler mâtem tuttu başında,
Şunlar yazılıydı mezar taşında:
‘Bu mevta içkinin yüzünden gitti’
Posted by: admin in Uncategorized
Âlemler hep iç içe yaratmış,
Neleri halk etmiş neyin içinde.
Her zerreyi bin hikmetle donatmış,
Her şey çıkar tek bir şeyin içinde.
İpek gibi kökler taşı deliyor,
Kudret gizli âcizliğin içinde.
Yerden yemi, gökten suyu geliyor,
Hayat var bir damla suyun içinde.
Ağaçlar dizilmiş yol kenarına,
Kiminin dalları suyun içinde.
Kimisi yaklaşmış göl kenarına,
Yeşil etekleri suyun içinde.
Yıldızlar ki, bir nur ordusu gibi,
Kaç neferi vardır sayın içinde.
Gökyüzü mülkünde bir tas su gibi,
Arzımız yüzüyor göğün içinde.
Düşündükçe düşüncemi aşıyor,
Bir bahar var bir çiçeğin içinde.
Dallar kucağında meyve taşıyor,
Bir ağaç var çekirdeğin içinde.
Posted by: admin in Uncategorized
Ne sırlar saklıyor yakın tarihim,
İçini dökerdi dili olsaydı.
Vatan haini kim, vatansever kim,
İşaret ederdi eli olsaydı.
Hangi odaklardan alıp dersini
Ayasoyfam, kim susturdu sesini,
Üstüne örtülen sis perdesini,
Eser dağıtırdı yeli olsaydı.
Hor görüldü ‘milletin efendisi’
Efendiliğinden çıkmadı sesi
Açılırdı cumhuriyet gemisi,
Yelkeni rüzgarla dolu olsaydı.
Posted by: admin in Uncategorized
Yolcuyum şu menzilde, bir nefeslik durmuşum,
Bu anahtar kapıyı açmak için verilmiş.
Beden denen kafese sığmıyor gönül kuşum,
Bu kanatlar sonsuza uçmak için verilmiş.
Vücudum bir fiskeyle yıkılacak bir konak,
Ölüm yeni bir hayat, kabir yeni bir durak,
Bu çileli hayatın yükünden kurtularak,
İstirahat yerine geçmek için verilmiş,
Ömür sermayesi az, ihtiyaçlar bitmiyor,
İktidarımın eli, hiç bir şeye yetmiyor,
Ruhumun isteğini dünya tatmin etmiyor,
Eldekiler numune, tatmak için verilmiş.
Bir kerre tatmak için bu sofrayı sermezdi,
Başka sayfa açmasa bu sayfayı dürmezdi,
Vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi,
Ölüm,ölümsüzlüğe geçmek için verilmiş.
Posted by: admin in Uncategorized
Ana kucağında başlar yolculuk,
Okunan ilk ezan kulakta kalır.
Gönül saksısında çiçektir çocuk,
Sevgiyle beslenir, ayakta kalır.
Yaşanası yıllar ne de tez geçer,
En güzel rüyalar kundakta kalır,
Çığlıklar kesilir, oyunlara biter,
Öksüz oyuncaklar sokakta kalır.
Gurûba inerken ömür güneşi,
Emelleri, arzular, uzakta kalır,
Söner gönüllerde sevda ateşi,
Eski nakaratlar dudakta kalır.
Son ışıklar son tepeyi aşınca,
Göz ufukta, gönül şafakta kalır,
Başaklar sararıp olgunlaşınca,
Toprağa düşer de toprakta kalır.
Posted by: admin in Uncategorized
Nimet senden çıkıyor, rahmet sana iniyor,
Hilkatimin hamuru, mayası toprak ana,
Sevgi dolu sinende canlar filizleniyor,
Şefkatine muhtacım, beni de bas bağrına.
Ufalandın, çiynendin hep ayaklar altında,
Yaralı yüreğini her geçene yol ettin.
Dünyanın elemini taşıdın da sırtında,
Usanmadın, halinden hiç şikaşet etmedin.
Kimine sadık bir yar, kimine anne oldun,
Emzirdiğin çocuklar yara açtı göğsünde.
Mü’min, fasık demedin, her muhtacı doyurdun,
Sıcak tebessümünü eksiltmedin yüzünde.
Rızkımın tarlasısın, nasibimin sofrası,
Senin tablanda buldum binbir türlü nimeti,
Bütün dertler acılar, ikimizin tasası,
Beraber taşıyalım, mukaddes emaneti.
Ninnilerle uyudum, türkülerle uyandım,
Yılların arkasında yoruldum toprak ana,
‘Taş olsaydım erirdim, toprak idim dayandım’
Açıver kollarını, al beni kucağına.
Posted by: admin in Uncategorized
Nefsimize esir olmamalıyızi,
İnsanca yaşanmaz hür olmayınca.
Hedefe varmadan yolda kalırız,
Ayrılığı atıp, bir olmayınca.
Koşmalıyız, yol üstünde durulmaz,
Bu gidişle o menzile varılmaz,
Görünen köy kılavuza sorulmaz,
Karanlık kaybolmaz, nur olmayınca.
Yeise gerek yok, bırak elemi,
Ağlayıp sızlamak derde çare mi? ,
Gözyaşıyla kurtarılmaz bu gemi,
Alınlardan akan ter olmayınca.
Posted by: admin in Uncategorized
Bu sene de sensiz geldi ilkbahar,
Kuşlar yuva kurdu dallar üstüne.
Su gibi akıyor haftalar aylar,
Mevsimler biniyor yıllar üstüne.
Yanardağ misali yanıyor yürek,
Volkan dedikleri bu olsa gerek,
Haber gönder ‘geliyorum’ diyerek,
Gönlümü sereyim yollar üstüne.
Yollar var gurbeti sılaya bağlar,
Geçit vermez taş yürekli şu dağlar,
Her seher vaktinde bir bülbül ağlar,
Gözyaşı dökülür güller üstüne.
Sogun güneş ufuklara indikçe,
Hüzün çöker gün akşama döndükçe,
Hasret yüreğime çöreklendikçe,
ALO der yüklerim teller üstüne.
Posted by: admin in Uncategorized
Kürreyi, zerreyi yaratan vardır.
Başını kaldır da bak yavaş yavaş,
Göğü yıldızlarla donatan vardır.
Zamanı gelmeden düşmüyor yaprak,
Tesadüf tanımaz, şu nizama bak,
Kameri şaşmaz bir saat yaparak,
Arzın tavanına bir takan vardır.
Elsiz böcek dokur ipekten halı,
Zehirli bir böcek yapıyor balı,
Ya bir böcek bin insandan akıllı,
Ya da bal yapmayı öğreten vardır.
Gök gürültüsüyle haber veriyor,
Muhtaca yardıma hazırım diyor,
Rahmetle anılan yağmur geliyor,
YILDIRIM’ı böyle söyleten vardır.
Posted by: admin in Uncategorized
Üç ayların nurlu kandillerini,
Gönül fanusuna koydum da geldim.
Kur’an bahçesinin sünbüllerini,
Kokladım, ruhuma yaydım da geldim.
Şükür mahyalarda gördüm adını,
Temcit davulunu duydum da geldim,
Özlemiştim iftar sofralarını,
Hamdolsun Rabbime, doydum da geldim.
Sultanım, yürekten vurgunum sana,
Onbir ay gününü saydım da geldim.
Gönlümü kapattım dünyadan yana,
Fani sevgilerden caydım da geldim.
Ayların da sultanısın, benim de,
Kölelik gömleği giydim de geldim.
Âcizim hiçbir şey gelmes elimde,
Benlik libasını soydum da geldim.
Posted by: admin in Uncategorized
Rabbim bana hayat verdi,
Cansız idim cana geldim.
Vücut verdi, nimet verdi,
Sonra bu cihana geldim.
Yolum uzun, yüküm ağır,
Tabiat kör, eşya sağır,
Dedi bir ses ‘Hak’kı çağrı’
Hak ismini anageldim
Arıyordum saadeti,
Buldum sonsuz bir serveti,
Attım fâni muhabbeti,
Bu aşk ile yanageldim
Aşkından oldum divane,
Gönül yıkık, kalp virane,
Nuruna oldum pervane,
Döne döne sana geldim.
Posted by: admin in Uncategorized
Rahmetinden mahrum etme Allahım,
İman ve kalbime, Kur’an aşkına.
Âciz bir kulunum, çoktur günahım,
Affet Rabbim, iki cihan aşkına.
Rahmansın, Rahimsin, Kerimsin Haksın,
Şerikin yok, bir Kadir-i Mutlaksın,
Gözümüzde gaflet perdesi kalksın,
Habibim dediğin Sultan aşkına.
Münezzehsin zamandan ve mekandan,
Hazır ve nazırsın her yerde her an,
Saadete erer ismini anan,
Mağfiret et, zaman mekan aşkına
Mübarek orucun lezzeti için
Kadir gecesinin izzeti için,
Gönlümü aç, iman hizmeti için
Recep, Şaban ve Ramazan aşkına.
Posted by: admin in Uncategorized
Yine duman çöktü gönül dağına,
Sağanak halinde hasret yağıyor.
Tutuldum ayrılık fırtınasına,
Yufka yüreğime sıklet yağıyor.
Dertli aşıkların şiirlerinden,
Istıraplar hissedilir derinden,
İnleyen neylerin nağmelerinden,
Ayrılıklardan şikayet yağıyor.
Fani aşklar cüz’i bir lezzet verir,
Gelir bin mihnetle karşımda duru,
Bir üzüm yedirir, yüz tokat vuru,
Bir zevkin peşinden bin dert yağıyor.
Geçmiş zaman ölü, gelecek muhal,
Ne mazi tad verir, ne de istikbal,
Ruhuma sıkıntı veriyor bu hal,
Düşüncelerime zülmet yağıyor.
Bir süre hayata bu gözle baktım,
Aldığım dehşetten çıldıracaktım,
İman gözlüğünü gözüme taktım,
Gördüm ki âleme rahmet yağıyor.